Aşırı kiloluluk uyku apnesinin hem sebebi hem sonucu

04.07.2022 22:42 Haber Deposu: DHA Sıhhatli bir uyku hava, su şeklinde lüzumlu bir gereksinim. Uyku apnesi de bu ihtiyacı karşılamaya engel olan oldukça yaygın bir problem. Göğüs Hastalıkları uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Seha Akduman, global bir sıhhat problemi haline gelen aşırı kiloluluk ve uyku apnesi arasındaki ilişkiye dikkat çekti. Uyku apnesinin en mühim göstergelerinden önde gelen horlamanın da bu doğrultuda masum görülmekle beraber dikkate alınması icap ettiğinin altını çizerek horlama, uyku apnesi ve aşırı kiloluluk arasındaki ciddi ilişkiye işaret etti. Uyku apnesinin uykuda nefes durması ve oksijen alamama şeklinde emarelerle seyreden riskli hastalık bulunduğunu ifade eden Akduman, “Aşırı kiloluluk, uyku apnesi için en büyük risk faktörünü oluştururken, uyku apnesi de aşırı kiloluluk için risk oluşturuyor. Dolayısıyla birbirini etkileyen bir kısır döngü içinde probleminin büyümesine yol açan iki mühim problemden söz ediyoruz” dedi.
ERKEKLERDE DAHA SIK GÖRÜLÜYOR Uyku apnesi çoğu zaman 40 yaş üstü erişkinlerde bilhassa de erkeklerde daha sık görüldüğünü hatırlatan Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi’nde Göğüs Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Seha Akduman, “Bu hastalar uykuda nefesin durmasına bağlı olarak gece boyu onlarca defa uyandıkları için derin uykuya geçemezler. Hasta yatar yatmaz uyuyamaz ve sonuçta yeterince dinlenemez. Parçalanan bu uyku döngüsü sonuçta kardiyovasküler hastalıklardan diyabete kadar ciddi metabolik sonuçlar doğurur” diye konuştu.
“DİNLENEMEYEN HASTA, KARBONHİDRATA YÖNELİR”
Kişinin kaliteli uyku alamaması sebebiyle kalp, beyin ve akciğerlerinin de dinlenemediğini vurgulayan Dr. Öğr. Ü. Seha Akduman, “Vücutta oksijen düşük seyrettiğinden hasta gün içinde halsiz, bitkin ve mutsuz olur. Bunun sonucunda ise karbonhidrat açısından varlıklı gıdalara yönelir. Sonuçta kilo almaya adım atar. Şu demek oluyor ki uyku apnesinin en mühim sebep ve sonucu obezitedir. Araştırmalar obez kişilerin yüzde 80’inde uyku apnesi bulunduğunu gösteriyor” açıklamasını yapmış oldu.
“TÜRKİYE’DE 1 BUÇUK MİLYONUN ÜSTÜNDE”
Türkiye’nin aşırı kiloluluk sıralamasında dünyada üçüncü sırada olduğuna dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Seha Akduman, Türkiye’de 1 buçuk milyonun üstünde ‘uyku apneli obez’ kişiler bulunduğunu söylemiş oldu. Horlayan her hastanın uyku apnesi olmadığını sadece uyku apnesi olan hastaların yüzde 90’ında horlama bulunduğunu belirten Akduman, “Bu ciddi bir sıhhat problemidir. Kişinin uykusunda horlaması kolay bir horlama değildir. Bununla beraber tüm metabolizmayı bozan bir duraksamadır” bilgisini verdi.
TANSİYON VE DİYABETİN DE TEMEL NEDENİDİR
Dr. Öğr. Üyesi Seha Akduman uyku apnesi ve aşırı kiloluluk arasındaki bu ilişkiye bağlı olarak değişik sorunlara da zemin oluşturduğuna dikkat çekerek sözlerine şöyleki devam etti: “Bu yüzde 80’lik hasta grubunda; uyku esnasında gövde dinlenemediği için o gün içinde insülin direnci, uykudaki oksijen, kalp ritmi bozulur. Ve böylece hastada metabolik sendrom oluşur. Gerilim, diyabet, metabolik sendromlu birçok hastalığın temel sebebi de aslına bakarsak uyku apnesidir.”
“UYKU SIRASINDA YAŞAM KAYBINA NEDEN OLABİLİYOR”
Bu hastalığın tedavi edilmediğinde yaşam yitirilmesine varabilen ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurgulayan Akduman şu açıklamaları yapmış oldu: “Uyku esnasında gerçekleşen ölümlerin yüzde 90’ının da uyku apnesine bağlı bulunduğunu biliyoruz. Apneye bağlı hastanın yaşamış olduğu oksijen düşüklüğü, beyinde nüzul, uyku esnasında kalp krizi, uzayan dönemlerde ise akciğer hastalıklarına sebep olabiliyor. Bununla beraber tedavi edilmediğinde aşırı kiloluluğun geliştirdiği tüm riskleri de artırır. Uzun dönemde depresyon, kanser hastalıkları, nüzul, kalp krizi şeklinde birçok hastalığı da tetikler.”
“ÇOCUKLARDA DA GÖRÜLEBİLİR”
Uyku apnesinin günümüzde yalnız erişkin hastalığı olmadığına da değinen Dr. Öğr. Üyesi Seha Akduman, “Günümüzde aşırı kiloluluk, çocuklarda uyku apnesi olması açısından büyük risk faktörüdür. Alerjisi artan, geniz akıntısı şikayetleri olan evlatların da uyku apnesi olduğu görülür. Bu yüzden bu tür problemi olan çocuklarımız da yatar fakat uyuyamaz. Dolayısıyla beyin, kalp, akciğer gelişimi de sekteye uğrar” şeklinde konuştu.
“UYKU TESTİ İLE SAPTANIP TEDAVİ EDİLİYOR”
Uyku apnesinin polisomonografi adında olan uyku testi ile kolaylıkla tespit edilebildiğini belirten Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Göğüs Hastalıkları uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Seha Akduman, konuşmasını şöyleki sürdürdü: “Uyku apnesinden şüphelendiğimiz hastalara uyguladığımız bu kontrol, hastane ortamında bir gece kalmış olarak ya da hastanın kendi evinde ölçümlerin alınmasıyla yapılabilir. Uyku kayıtlarının alınmasından sonrasında uyku apnesi tespit edilmesi durumunda da hastaya solunumu destekleyen cihazlarla hastanın kaliteli uyuması sağlanır. Dolayısıyla da ihtimaller içinde riskler de azaltılabilir.” Bugün gelinen teknoloji yardımıyla hastaların geçmişte kullanmakta zorlandığı uyku cihazlarının artık fazlaca daha minik ve konforlu bulunduğunu belirten Dr. Akduman, “Eskiden fazlaca gürültülü ve büyük olan bu cihazları hastalar kullanmadıkları ya da kullanmakta zorlandıkları için uyku apne problemi ve niçin olduğu öteki riskler devam ediyordu. Sadece bugünkü uyku cihazlarının fazlaca daha hafifçe ve minik bulunduğunu hatta seyahate bile giderken taşınabilecek özellikteler. Dolayısıyla kaliteli uyuyan hastanın gün içinde enerjisi, hareket kapasitesi ve normal olarak mutluluğu da artacaktır” dedi.

Son Dakika Haberler